KISIRLIK / İNFERTİLİTE



Kısırlık

Bir yıl süresince çiftin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamasına rağmen gebeliğin oluşmadığı durumda kısırlık araştırması ve tedavisi yapılmalıdır.

Erkek kısırlığında, çevresel faktörler, yaşam tarzı ve hastalıklar üreme sağlığını etkiler:

* Sigara : Fazla miktarda tütün kullanımı sperm sayısını, hareketini ve yapısını bozabilir.
* Alkol : Kronik alkolizm kısırlık ve iktidarsızlığa neden olur.
* Yüksek ısı : Özellikle sürekli sauna ve hamam kullanımı, çok sıcak su banyoları ve varikosel sperm üretimini olumsuz yönde etkiler.
* Varikosel : Kısırlık, testislerdeki ısının artması ve zararlı maddelere maruz kalması sonucu oluşur.
* Üreme organlarındaki enfeksiyonlar : Cinsel ilişki ile bulaşanlar ve tedavi edilmeye kronik iltihaplar kısırlık oluşturabilir.
* İlaçlar : Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar (depresyon, mide ülseri, epilepsi, gut, hipertansiyon ve alerjik hastalıklar ile bazı parazit ilaçları)
* Haşere ve tarım ilaçları da sperm üretimini olumsuz etkileyebilir.
* Uyuşturucu maddeler.
* Kemoterapi : Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar sperm üretimine zarar verir. Bu ilaçların bir kısmının etkisi kalıcı olabilir. Kemoterapi öncesinde bu hastalardan ileride kullanılmak üzere sperm örnekleri alınır ve dondurularak saklanır.
* Radyasyon : Testislerdeki sperm hücreleri radyasyona çok duyarlıdır. Meydana gelen hasarın derecesi ve kalıcılığı radyasyon dozuna ve süresine bağlıdır. Işın tedavisi gören hastalarda sperm üretimi 3-5 yıl içinde tekrar başlayabilir.
* Anatomik bozukluklar : İnmemiş testis, testis atrofisi ve torsiyon, sperm kanalı tıkanıklığı, prostat kistleri. Testisleri torbalara inmemiş çocuklarda kısırlık, yumurtalıkların vücut içindeki yüksek ısıya maruz kalması sonucu oluşur. Bu yüzden, bebeklerde 1 yaşını doldurduktan sonra, en geç 2 yaşına kadar, yumurtalıkların torbadaki normal yerine indirilmesi gerekir.
* Hormon bozuklukları.
* Stres.


Erkekte Kısırlık

Hamilelik oluşması için, cinsel ilişkilerin kadının yumurtlama zamanına denk gelmesi gerekir. Bu zaman aralığı yaklaşık olarak iki adet kanamasının ortasındaki 2-3 gündür. Yani bu birkaç günlük yumurtlama döneminin haricinde kadın gebe kalmaz. Takvim metoduyla doğum kontrolu da bu esasa dayanır.

Bir yıl boyunca gebelik olmazsa kısırlık araştırması ve tedavisi yapılmalıdır. Bu sürede çiftin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamış olması gerekir. Kısırlık evli çiftlerin yüzde 15'inde görülür. Kısırlık nedenlerinin yarısı erkeklerden yarısı da kadınlardan kaynaklanır.

Kısırlıkta görülen problemlerin üçte biri erkeklerden, üçte biri kadınlardan kaynaklanır. Kalan üçte birde hem kadın hem erkekte üreme problemi bulunur. Yani sorun kadın ve erkek tarafından yarı yarıya paylaşılır. Bazen yanlışlıkla kadının suçu veya erkeğin suçu diye adlandırılan rahatsızlık, sonuçta bir hastalıktır. Kimse bilerek hasta olmak istemeyeceğine göre, duruma bir şanssızlık denebilir.

Günümüzde kısırlık problemi yaşayan çiftler eskiye göre daha şanslıdır. Gerek yeni ve etkili ilaçlar, gerek teknoloji çok büyük yardım sunmaktadır. Ayrıca ameliyat gerektiğinde de, hem cerrahi teknikler hem de kullanılan ekipman artık çok gelişmiştir.

Her hastalıkta olduğu gibi, kısırlıkta da tedavi yapılması için sorunun teşhisi önemlidir. Erkeklerde sperm sayısı veya kalitesi ndeki problem en önemli faktördür. Kadınlarda ise en sık görülenler yumurtlama bozuklukları ve tüplerin tıkanması dır.

Sperm Testi : Dölleme yeteneğinin azlığı, yapı ve şekil bozukluğu, sayı ve hareket yetersizliği gibi nedenler görülür. Spermlerin durumunun anlaşılması için sperm testi yapılmalıdır. Spermogram adı verilen bu tahlil için erkek masturbasyon yapar ve menisi laboratuvarda incelenir. Hastanın testten önceki son meni boşalması tercihan 3-4 gün önce olmalıdır.

Meninin geri kaçması na, yani penisten dışarı değil de idrar torbasına doğru gitmesine "Kuru Orgazm" denir. Erkekte dışarı gelen meni miktarının azalması veye meni boşaldıktan sonra yapılan idrarın bulanık olması ile belirti verir. Bu durumun anlaşılması için, erkek boşaldıktan hemen sonra yapılan idrar tahlilinin içinde sperm varlığı araştırılır.

"Geri boşalma" adı da verilen bu bozukluk, meninin penisten dışarı doğru çıkması için mesane yolunu kapatan adale ve sinirlerin iyi çalışmaması ile olur. Meniden sonraki idrardan ayıklanan spermler ile dölleme yoluna gidilir.

Erkek kısırlığının yüzde 2'si hormon bozuklukları na bağlıdır . Bu hastalarda uygun hormon tedavileriyle % 40'lara varan gebelik oranına ulaşılır.

İmmünolojik İnfertilite yüzde 5 oranında görülür. Burada erkeğin vücudu kendi spermlerine zarar verici maddeler geliştirir .

Genetik bozukluklar da yardımcı üreme teknikleri kullanılır.

Üreme organlarındaki enfeksiyonlar tedavi edilmezse, kronik iltihaplar sonucu kısırlık olur.

Özellikle cinsel ilişki ile bulaşanlar hastalıklarda erkek ve kadında kısırlık görülebilir. En sık görülenler chlamydia , ve gonore-bel soğukluğu'dur.

Erkeklerde yaşam tarzı, çevresel faktörler, hastalıklar ve ilaçlar üreme sağlığını olumsuz yönde etkiler.

Erkekte kısırlık nedenleri :
* Varikosel: Kısırlık, testislerdeki ısının artması ve zararlı maddelere maruz kalması sonucu oluşur. Varikosel, erkek kısırlığında en başarıyla tedavi edilen hastalıktır.
* Yüksek ısı : Sürekli sauna ve hamam kullanımı, çok sıcak su banyoları veya yüksek ısı ortamında çalışma sperm üretimini olumsuz yönde etkileyebilir.
* Üreme organlarındaki enfeksiyonlar: Cinsel ilişki ile bulaşanlar ve tedavi edilmeyen kronik iltihaplar kısırlık oluşturabilir.
* İnmemiş Testis: Testisleri torbalara inmemiş çocuklarda kısırlık, yumurtalıkların vücut içindeki yüksek ısıya maruz kalması sonucu oluşur. Bebeklerde en geç 2 yaşına kadar yumurtalıkların torbadaki normal yerine indirilmesi gerekir.
* Sperm kanalı tıkanıklıkları, testis atrofisi ve torsiyonu, prostat kistleri.
* "Kuru" Orgazm (Meninin geri kaçması).
* Genetik (kalıtımsal) nedenler.
* Hormon bozuklukları.
* Stres.
* Cinsellik ve üreme konularında bilgisizlik.
* Sigara : Fazla miktarda tütün kullanımı sperm sayısını, hareketini ve yapısını bozabilir.
* Alkol : Kronik alkolizm kısırlık ve iktidarsızlığa neden olur.
* İlaçlar: Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar (depresyon, mide ülseri, epilepsi, gut, hipertansiyon ve allerjik hastalıklar ile bazı parazit ilaçları).
* Haşere ve tarım ilaçları da sperm üretimini olumsuz etkileyebilir.
* Uyuşturucu maddeler.
* Kemoterapi: Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar sperm üretimine zarar verir. Kemoterapi öncesinde bu hastalardan ileride kullanılmak üzere sperm örnekleri alınır ve dondurularak saklanır.
* Radyasyon : Testislerdeki sperm hücreleri radyasyona çok duyarlıdır. Işın tedavisi gören hastalarda sperm üretimi 3-5 yıl içinde tekrar başlayabilir.


Varikosel ve Kısırlık

Varikoselde, testisin kanını kalbe geri götüren damarlarının genişlemesi sonucu, kirli kan yumurtalıkların etrafında göllenir. Erkeğin torbalarındaki ısı vücudun ısısından 3 derece daha düşüktür. Yumurtalıklar etrafında kan göllenmesi sonucu artan ısı, sperm üretimini olumsuz etkileyerek üreme fonksiyonunu bozabilir. Sperm üretiminin belli bir seviyede duraklamasına veya sperm hareketliliğinin ve yapısının bozulmasına yol açabilir. Sonuçta erkekte kısırlık oluşur.

Varikosel hastalığı, erkek kısırlığının en kolay ve en iyi tedavi edilebilen nedenidir . Diğer nedenlerle oluşan testisteki bozukluklar genellikle geri dönüşümsüzdür. Ancak, varikosel nedeniyle meydana gelen bozukluk bunun dışındadır ve tedaviye olumlu yanıt verir. Hastaların çoğu belirgin fayda görür ve çocuk sahibi olma oranı artar. Kısırlığın başka bir nedeni tespit edilemediğinde veya varikoselin ağrıya neden olduğu durumlarda da cerrahi girişim önerilir. Azalmış olan testis hacmi operasyon sonrasında artar ve sperm kalitesinde düzelme görülür. Varikosel tamirinden sonra, 3 aylık aralıklarla ve bir yıl boyunca sperm sayımı yapılmalıdır.

Toplumda erkeklerin yüzde 15'inde varikosel görülür. Kısırlık sorunu erkeklerin ise yüzde 40'ında varikosel vardır. Sekonder infertilite denilen yani sonradan ortaya çıkan kısırlık durumunda ise, erkeklerin yüzde 80'inde varikosel görülür. Bu hastalar, ilk çocuklarının ardından ikinci bir çocuk sahibi olamazlar .

Varikosel durumunda kısırlık sorunu yaşayan çiftlere tedavi yaklaşımı üç sekilde olur :
1. Varikoselin ameliyatla tamiri. Normal yolla çocuk sahibi olabilmek için en faydalı tedavidir. Mikrocerrahi yöntem ile yapılmasının daha üstün olduğu görülmüştür.
2. İntrauterin inseminasyon (aşılama),
3. Yardımcı üreme teknikleri, yani "Tüp Bebek" tedavisi.


Mikro TESE

Menisinde hiç sperm bulunmayan ve bu yüzden çocuk sahibi olamayan erkeklerin pek çoğunun yumurtalıklarında üreme hücreleri bulunabilir. TESE denilen yöntemle testislerden sperm elde edilir. Bu ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılabilir.

Daha ileri bir teknik olan ve Mikro TESE olarak adlandırılan yöntemle ise başarı şansı daha yüksektir. Yumurtalıkların durumuna göre, bu yolla hastaların % 63'ünde sperm elde edilebilir.
Testislerdeki spermler, tubulus denilen ince kanalcıkların içinde bulunur. İçlerinde sperm bulunan bu kanalcıklar daha geniş ve opak renktedir. Ameliyat mikroskobu ile direkt olarak bu tubuluslar saptanır. Ekipteki embriyoloji uzmanı doktor dokulardaki spermleri bulur ve ayıklayarak, tüp bebek tedavisi için kullanır.
Yaklaşık bir saat süren bu işlem erkek cinsel sağlığına zararlı değildir. Hasta ameliyattan birkaç saat sonra taburcu edilir ve 1-2 gün içinde normal günlük yaşamına döner.

Daha yüksek sperm bulma oranı ve daha az yumurtalık dokusu hasarı sağlayan bu yeni yöntem, çocuk sahibi olmak isteyen ailelere yeni bir umut olmuştur.
Bugüne kadar, bu işlemler sayesinde oluşan gebeliklerin sonucunda doğan bebeklerde diğerlerine nazaran daha yüksek oranda sakatlık veya hastalık görülmemiştir.

Vazo-Vazostomi ve Vazektomi
Menisinde sperm çıkmayan erkeklerin bir kısmının da kanalları tıkalı olabilir. Yumurtalıklardaki üreme hücreleri sağlı-sollu iki kanalla prostata getirilerek meniyle dışarı atılması sağlanır. Eğer bu kanallar açık değilse, testislerdeki spermler taşınamaz ve gebelik oluşmaz.
Bu kanalların ameliyatla mikroskop altında açılması sonucunda, yumurtalıklarda üretilen spermler direkt olarak meniden atılırlar. Böylece kısır olan erkekler normal yoldan çocuk sahibi olabilirler.

Tersine, bu kanalların bağlanması erkeklerde bir doğum kontrol aracı olarak kullanılmaktadır. Vazektomi denilen küçük bir operasyonla gebelik % 100 önlenir. Geri dönüş şansı olabilen bu yöntem, prensip olarak en az iki çocuğu olanlar erkeklere önerilir.


IVF / ICSI (Tüp Bebek)

Normal yoldan çocuk sahibi olamayan çiftler için büyük bir umut ve mutluluk kaynağı olan "tüp bebek" yöntemi, dünyada 1978 yılında uygulanmaya başlamıştır. 1992 yılından itibaren keşfedilen mikroenjeksiyon tekniği de, döllenme başarısını belirgin şekilde arttırmıştır. Özellikle menisinde hiç sperm hücresi olmayan erkekler için, çocuk sahibi olmanın müjdesini vermiştir.

Tüp Bebek nedir ?
Tüp bebek, anne adayının yumurtalıklarından toplanan yumurtalarla, baba adayından alınan spermlerin laboratuarda birleştirilerek döllenmesi ve elde edilen embriyoların anne rahmine yerleştirilmesi işlemidir. Tedavinin ilk aşamasında yumurtalar kadın vücudunda geliştirilir ve uygun zamanda toplanır. Ardından laboratuarda spermle birleştirilerek döllenme oluşur ve gelişen embriyolar anne rahmine yerleştirilir.

Tüp bebek tedavisi ne kadar sürede tamamlanır?
Kadındaki hazırlık aşamasıyla birlikte normalde 1 ila 1,5 ay içinde tedavi biter. Bazı durumlarda hızlandırılmış tedavi şeması uygulanır. Bu yoğun programda tüp bebek tedavisi iki hafta sürer.

Tüp bebekte yaş sınırlaması var mı?
Kadında alt sınır için kişinin reşit olması gerekiyor, üst yaş sınırı ise yumurtalık rezervine bağlı olarak değişebilir ama genellikle 44 yaş olarak kabul edilir.

Erkek için de alt sınır reşit olması. Üst sınır ise pek yok. Doğal boşalma yoluyla meniden veya Mikro TESE yöntemiyle yumurtalıktan direkt olarak sperm elde edilmesi yeterli.

Yaşın ilerlemesi gebelik üzerinde olumsuz etki yapabilir. Ancak kadınlarda 38 yaşından sonra başlayan bu risk, erkeklerde ancak 65 yaşından sonra ortaya çıkar.

Tüp bebek tedavisi kaç kez tekrarlanabilir?
Kaliteli embriyo oluşturabilen çiftlerde eğer kadında ciddi bir rahim problemi yoksa, üst sınır koymak doğru olmayabilir. Yedinci veya sekizinci denemede çocuk sahibi olan çiftler vardır. Ancak üçüncü denemeden sonra başarının düştüğünü de unutmamak gerekir. Maddi ve sosyal imkanlar uygunsa, en az üç kere denenmelidir.

Tüp bebek yönteminin bebek için riski var mı?
Dünyada birçok merkez tüp bebek ve mikroenjeksiyon ile doğan bebeklerin sağlık durumlarını çok yakından inceleyor. Günümüzde bu bebeklerde tüp bebek yöntemine bağlı hastalık riskinin artmadığı düşünülüyor.




DOÇ. DR. DENİZ ERSEV'in
Özgeçmişi İçin Lütfen

Tıklayın...


ŞİKAYETLER / BELİRTİLER

Bel Ağrısı
Yumurtalıkta Şişlik ve Ağrı
Erken Boşalma
İdrarda Kan
Menide Kan

SIKÇA SORULAN SORULAR


Hastalıklar ve tedavi yöntemleriyle ilgili merak edilenler...


Prostatit
İyi Huylu Prostat Büyümesi (BPH)
Bel Soğukluğu ve Üretrit
U-P Darlık
Böbrek Taşları
Ameliyatsız Mikrodalga Prostat Tedavisi
Yaşlılıkta Cinsel Hayat


VİDEOLAR



Doç. Dr. Deniz Ersev'in
katıldığı programlar...

İletişim


     

DOÇ. DR. DENİZ ERSEV'in
Özgeçmişi İçin Lütfen

Tıklayın...


ŞİKAYETLER / BELİRTİLER

Bel Ağrısı
Yumurtalıkta Şişlik ve Ağrı
Erken Boşalma
İdrarda Kan
Menide Kan

SIKÇA SORULAN SORULAR


Hastalıklar ve tedavi yöntemleriyle ilgili merak edilenler...


Prostatit
İyi Huylu Prostat Büyümesi (BPH)
Bel Soğukluğu ve Üretrit
U-P Darlık
Böbrek Taşları
Ameliyatsız Mikrodalga Prostat Tedavisi
Yaşlılıkta Cinsel Hayat


VİDEOLAR



Doç. Dr. Deniz Ersev'in
katıldığı programlar...

İletişim


 

KISIRLIK / İNFERTİLİTE



Kısırlık

Bir yıl süresince çiftin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamasına rağmen gebeliğin oluşmadığı durumda kısırlık araştırması ve tedavisi yapılmalıdır.

Erkek kısırlığında, çevresel faktörler, yaşam tarzı ve hastalıklar üreme sağlığını etkiler:

* Sigara : Fazla miktarda tütün kullanımı sperm sayısını, hareketini ve yapısını bozabilir.
* Alkol : Kronik alkolizm kısırlık ve iktidarsızlığa neden olur.
* Yüksek ısı : Özellikle sürekli sauna ve hamam kullanımı, çok sıcak su banyoları ve varikosel sperm üretimini olumsuz yönde etkiler.
* Varikosel : Kısırlık, testislerdeki ısının artması ve zararlı maddelere maruz kalması sonucu oluşur.
* Üreme organlarındaki enfeksiyonlar : Cinsel ilişki ile bulaşanlar ve tedavi edilmeye kronik iltihaplar kısırlık oluşturabilir.
* İlaçlar : Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar (depresyon, mide ülseri, epilepsi, gut, hipertansiyon ve alerjik hastalıklar ile bazı parazit ilaçları)
* Haşere ve tarım ilaçları da sperm üretimini olumsuz etkileyebilir.
* Uyuşturucu maddeler.
* Kemoterapi : Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar sperm üretimine zarar verir. Bu ilaçların bir kısmının etkisi kalıcı olabilir. Kemoterapi öncesinde bu hastalardan ileride kullanılmak üzere sperm örnekleri alınır ve dondurularak saklanır.
* Radyasyon : Testislerdeki sperm hücreleri radyasyona çok duyarlıdır. Meydana gelen hasarın derecesi ve kalıcılığı radyasyon dozuna ve süresine bağlıdır. Işın tedavisi gören hastalarda sperm üretimi 3-5 yıl içinde tekrar başlayabilir.
* Anatomik bozukluklar : İnmemiş testis, testis atrofisi ve torsiyon, sperm kanalı tıkanıklığı, prostat kistleri. Testisleri torbalara inmemiş çocuklarda kısırlık, yumurtalıkların vücut içindeki yüksek ısıya maruz kalması sonucu oluşur. Bu yüzden, bebeklerde 1 yaşını doldurduktan sonra, en geç 2 yaşına kadar, yumurtalıkların torbadaki normal yerine indirilmesi gerekir.
* Hormon bozuklukları.
* Stres.


Erkekte Kısırlık

Hamilelik oluşması için, cinsel ilişkilerin kadının yumurtlama zamanına denk gelmesi gerekir. Bu zaman aralığı yaklaşık olarak iki adet kanamasının ortasındaki 2-3 gündür. Yani bu birkaç günlük yumurtlama döneminin haricinde kadın gebe kalmaz. Takvim metoduyla doğum kontrolu da bu esasa dayanır.

Bir yıl boyunca gebelik olmazsa kısırlık araştırması ve tedavisi yapılmalıdır. Bu sürede çiftin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamış olması gerekir. Kısırlık evli çiftlerin yüzde 15'inde görülür. Kısırlık nedenlerinin yarısı erkeklerden yarısı da kadınlardan kaynaklanır.

Kısırlıkta görülen problemlerin üçte biri erkeklerden, üçte biri kadınlardan kaynaklanır. Kalan üçte birde hem kadın hem erkekte üreme problemi bulunur. Yani sorun kadın ve erkek tarafından yarı yarıya paylaşılır. Bazen yanlışlıkla kadının suçu veya erkeğin suçu diye adlandırılan rahatsızlık, sonuçta bir hastalıktır. Kimse bilerek hasta olmak istemeyeceğine göre, duruma bir şanssızlık denebilir.

Günümüzde kısırlık problemi yaşayan çiftler eskiye göre daha şanslıdır. Gerek yeni ve etkili ilaçlar, gerek teknoloji çok büyük yardım sunmaktadır. Ayrıca ameliyat gerektiğinde de, hem cerrahi teknikler hem de kullanılan ekipman artık çok gelişmiştir.

Her hastalıkta olduğu gibi, kısırlıkta da tedavi yapılması için sorunun teşhisi önemlidir. Erkeklerde sperm sayısı veya kalitesi ndeki problem en önemli faktördür. Kadınlarda ise en sık görülenler yumurtlama bozuklukları ve tüplerin tıkanması dır.

Sperm Testi : Dölleme yeteneğinin azlığı, yapı ve şekil bozukluğu, sayı ve hareket yetersizliği gibi nedenler görülür. Spermlerin durumunun anlaşılması için sperm testi yapılmalıdır. Spermogram adı verilen bu tahlil için erkek masturbasyon yapar ve menisi laboratuvarda incelenir. Hastanın testten önceki son meni boşalması tercihan 3-4 gün önce olmalıdır.

Meninin geri kaçması na, yani penisten dışarı değil de idrar torbasına doğru gitmesine "Kuru Orgazm" denir. Erkekte dışarı gelen meni miktarının azalması veye meni boşaldıktan sonra yapılan idrarın bulanık olması ile belirti verir. Bu durumun anlaşılması için, erkek boşaldıktan hemen sonra yapılan idrar tahlilinin içinde sperm varlığı araştırılır.

"Geri boşalma" adı da verilen bu bozukluk, meninin penisten dışarı doğru çıkması için mesane yolunu kapatan adale ve sinirlerin iyi çalışmaması ile olur. Meniden sonraki idrardan ayıklanan spermler ile dölleme yoluna gidilir.

Erkek kısırlığının yüzde 2'si hormon bozuklukları na bağlıdır . Bu hastalarda uygun hormon tedavileriyle % 40'lara varan gebelik oranına ulaşılır.

İmmünolojik İnfertilite yüzde 5 oranında görülür. Burada erkeğin vücudu kendi spermlerine zarar verici maddeler geliştirir .

Genetik bozukluklar da yardımcı üreme teknikleri kullanılır.

Üreme organlarındaki enfeksiyonlar tedavi edilmezse, kronik iltihaplar sonucu kısırlık olur.

Özellikle cinsel ilişki ile bulaşanlar hastalıklarda erkek ve kadında kısırlık görülebilir. En sık görülenler chlamydia , ve gonore-bel soğukluğu'dur.

Erkeklerde yaşam tarzı, çevresel faktörler, hastalıklar ve ilaçlar üreme sağlığını olumsuz yönde etkiler.

Erkekte kısırlık nedenleri :
* Varikosel: Kısırlık, testislerdeki ısının artması ve zararlı maddelere maruz kalması sonucu oluşur. Varikosel, erkek kısırlığında en başarıyla tedavi edilen hastalıktır.
* Yüksek ısı : Sürekli sauna ve hamam kullanımı, çok sıcak su banyoları veya yüksek ısı ortamında çalışma sperm üretimini olumsuz yönde etkileyebilir.
* Üreme organlarındaki enfeksiyonlar: Cinsel ilişki ile bulaşanlar ve tedavi edilmeyen kronik iltihaplar kısırlık oluşturabilir.
* İnmemiş Testis: Testisleri torbalara inmemiş çocuklarda kısırlık, yumurtalıkların vücut içindeki yüksek ısıya maruz kalması sonucu oluşur. Bebeklerde en geç 2 yaşına kadar yumurtalıkların torbadaki normal yerine indirilmesi gerekir.
* Sperm kanalı tıkanıklıkları, testis atrofisi ve torsiyonu, prostat kistleri.
* "Kuru" Orgazm (Meninin geri kaçması).
* Genetik (kalıtımsal) nedenler.
* Hormon bozuklukları.
* Stres.
* Cinsellik ve üreme konularında bilgisizlik.
* Sigara : Fazla miktarda tütün kullanımı sperm sayısını, hareketini ve yapısını bozabilir.
* Alkol : Kronik alkolizm kısırlık ve iktidarsızlığa neden olur.
* İlaçlar: Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar (depresyon, mide ülseri, epilepsi, gut, hipertansiyon ve allerjik hastalıklar ile bazı parazit ilaçları).
* Haşere ve tarım ilaçları da sperm üretimini olumsuz etkileyebilir.
* Uyuşturucu maddeler.
* Kemoterapi: Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar sperm üretimine zarar verir. Kemoterapi öncesinde bu hastalardan ileride kullanılmak üzere sperm örnekleri alınır ve dondurularak saklanır.
* Radyasyon : Testislerdeki sperm hücreleri radyasyona çok duyarlıdır. Işın tedavisi gören hastalarda sperm üretimi 3-5 yıl içinde tekrar başlayabilir.


Varikosel ve Kısırlık

Varikoselde, testisin kanını kalbe geri götüren damarlarının genişlemesi sonucu, kirli kan yumurtalıkların etrafında göllenir. Erkeğin torbalarındaki ısı vücudun ısısından 3 derece daha düşüktür. Yumurtalıklar etrafında kan göllenmesi sonucu artan ısı, sperm üretimini olumsuz etkileyerek üreme fonksiyonunu bozabilir. Sperm üretiminin belli bir seviyede duraklamasına veya sperm hareketliliğinin ve yapısının bozulmasına yol açabilir. Sonuçta erkekte kısırlık oluşur.

Varikosel hastalığı, erkek kısırlığının en kolay ve en iyi tedavi edilebilen nedenidir . Diğer nedenlerle oluşan testisteki bozukluklar genellikle geri dönüşümsüzdür. Ancak, varikosel nedeniyle meydana gelen bozukluk bunun dışındadır ve tedaviye olumlu yanıt verir. Hastaların çoğu belirgin fayda görür ve çocuk sahibi olma oranı artar. Kısırlığın başka bir nedeni tespit edilemediğinde veya varikoselin ağrıya neden olduğu durumlarda da cerrahi girişim önerilir. Azalmış olan testis hacmi operasyon sonrasında artar ve sperm kalitesinde düzelme görülür. Varikosel tamirinden sonra, 3 aylık aralıklarla ve bir yıl boyunca sperm sayımı yapılmalıdır.

Toplumda erkeklerin yüzde 15'inde varikosel görülür. Kısırlık sorunu erkeklerin ise yüzde 40'ında varikosel vardır. Sekonder infertilite denilen yani sonradan ortaya çıkan kısırlık durumunda ise, erkeklerin yüzde 80'inde varikosel görülür. Bu hastalar, ilk çocuklarının ardından ikinci bir çocuk sahibi olamazlar .

Varikosel durumunda kısırlık sorunu yaşayan çiftlere tedavi yaklaşımı üç sekilde olur :
1. Varikoselin ameliyatla tamiri. Normal yolla çocuk sahibi olabilmek için en faydalı tedavidir. Mikrocerrahi yöntem ile yapılmasının daha üstün olduğu görülmüştür.
2. İntrauterin inseminasyon (aşılama),
3. Yardımcı üreme teknikleri, yani "Tüp Bebek" tedavisi.


Mikro TESE

Menisinde hiç sperm bulunmayan ve bu yüzden çocuk sahibi olamayan erkeklerin pek çoğunun yumurtalıklarında üreme hücreleri bulunabilir. TESE denilen yöntemle testislerden sperm elde edilir. Bu ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılabilir.

Daha ileri bir teknik olan ve Mikro TESE olarak adlandırılan yöntemle ise başarı şansı daha yüksektir. Yumurtalıkların durumuna göre, bu yolla hastaların % 63'ünde sperm elde edilebilir.
Testislerdeki spermler, tubulus denilen ince kanalcıkların içinde bulunur. İçlerinde sperm bulunan bu kanalcıklar daha geniş ve opak renktedir. Ameliyat mikroskobu ile direkt olarak bu tubuluslar saptanır. Ekipteki embriyoloji uzmanı doktor dokulardaki spermleri bulur ve ayıklayarak, tüp bebek tedavisi için kullanır.
Yaklaşık bir saat süren bu işlem erkek cinsel sağlığına zararlı değildir. Hasta ameliyattan birkaç saat sonra taburcu edilir ve 1-2 gün içinde normal günlük yaşamına döner.

Daha yüksek sperm bulma oranı ve daha az yumurtalık dokusu hasarı sağlayan bu yeni yöntem, çocuk sahibi olmak isteyen ailelere yeni bir umut olmuştur.
Bugüne kadar, bu işlemler sayesinde oluşan gebeliklerin sonucunda doğan bebeklerde diğerlerine nazaran daha yüksek oranda sakatlık veya hastalık görülmemiştir.

Vazo-Vazostomi ve Vazektomi
Menisinde sperm çıkmayan erkeklerin bir kısmının da kanalları tıkalı olabilir. Yumurtalıklardaki üreme hücreleri sağlı-sollu iki kanalla prostata getirilerek meniyle dışarı atılması sağlanır. Eğer bu kanallar açık değilse, testislerdeki spermler taşınamaz ve gebelik oluşmaz.
Bu kanalların ameliyatla mikroskop altında açılması sonucunda, yumurtalıklarda üretilen spermler direkt olarak meniden atılırlar. Böylece kısır olan erkekler normal yoldan çocuk sahibi olabilirler.

Tersine, bu kanalların bağlanması erkeklerde bir doğum kontrol aracı olarak kullanılmaktadır. Vazektomi denilen küçük bir operasyonla gebelik % 100 önlenir. Geri dönüş şansı olabilen bu yöntem, prensip olarak en az iki çocuğu olanlar erkeklere önerilir.


IVF / ICSI (Tüp Bebek)

Normal yoldan çocuk sahibi olamayan çiftler için büyük bir umut ve mutluluk kaynağı olan "tüp bebek" yöntemi, dünyada 1978 yılında uygulanmaya başlamıştır. 1992 yılından itibaren keşfedilen mikroenjeksiyon tekniği de, döllenme başarısını belirgin şekilde arttırmıştır. Özellikle menisinde hiç sperm hücresi olmayan erkekler için, çocuk sahibi olmanın müjdesini vermiştir.

Tüp Bebek nedir ?
Tüp bebek, anne adayının yumurtalıklarından toplanan yumurtalarla, baba adayından alınan spermlerin laboratuarda birleştirilerek döllenmesi ve elde edilen embriyoların anne rahmine yerleştirilmesi işlemidir. Tedavinin ilk aşamasında yumurtalar kadın vücudunda geliştirilir ve uygun zamanda toplanır. Ardından laboratuarda spermle birleştirilerek döllenme oluşur ve gelişen embriyolar anne rahmine yerleştirilir.

Tüp bebek tedavisi ne kadar sürede tamamlanır?
Kadındaki hazırlık aşamasıyla birlikte normalde 1 ila 1,5 ay içinde tedavi biter. Bazı durumlarda hızlandırılmış tedavi şeması uygulanır. Bu yoğun programda tüp bebek tedavisi iki hafta sürer.

Tüp bebekte yaş sınırlaması var mı?
Kadında alt sınır için kişinin reşit olması gerekiyor, üst yaş sınırı ise yumurtalık rezervine bağlı olarak değişebilir ama genellikle 44 yaş olarak kabul edilir.

Erkek için de alt sınır reşit olması. Üst sınır ise pek yok. Doğal boşalma yoluyla meniden veya Mikro TESE yöntemiyle yumurtalıktan direkt olarak sperm elde edilmesi yeterli.

Yaşın ilerlemesi gebelik üzerinde olumsuz etki yapabilir. Ancak kadınlarda 38 yaşından sonra başlayan bu risk, erkeklerde ancak 65 yaşından sonra ortaya çıkar.

Tüp bebek tedavisi kaç kez tekrarlanabilir?
Kaliteli embriyo oluşturabilen çiftlerde eğer kadında ciddi bir rahim problemi yoksa, üst sınır koymak doğru olmayabilir. Yedinci veya sekizinci denemede çocuk sahibi olan çiftler vardır. Ancak üçüncü denemeden sonra başarının düştüğünü de unutmamak gerekir. Maddi ve sosyal imkanlar uygunsa, en az üç kere denenmelidir.

Tüp bebek yönteminin bebek için riski var mı?
Dünyada birçok merkez tüp bebek ve mikroenjeksiyon ile doğan bebeklerin sağlık durumlarını çok yakından inceleyor. Günümüzde bu bebeklerde tüp bebek yöntemine bağlı hastalık riskinin artmadığı düşünülüyor.