.: BÖBREK TAŞLARI :.
Böbrek taşı nasıl oluşur?
Normalde idrar içinde birçok madde eriyik halde bulunur. Bazı durumlarda bu maddeler idrar içinde yoğun bir hal alır ve kristal haline gelirler. Buna halk arasında kum denir. Daha sonra bu kristaller birleşirse, taş oluşur.
Yaşam boyu insanda taş oluşması riski % 9-10'dur. Yani ortalama olarak 10 kişinin biri taş hastasıdır. Erkeklerde kadınların yaklaşık 3 katı oranında taş oluştuğu göz önüne alınırsa, oran erkekler aleyhine % 14, kadınlar lehine % 5 olarak değişir. En sık taş görülme zamanı 20-40 yaşlar arasındadır.
Taşların çoğunluğunda kalsiyum bulunur. En sık okzalat veya fosfat ile bileşim yapar. Daha az olarak ürik asit, sistin ve struvite taşları görülür. Toplam 13 adet taş çeşidi vardır.
Risk faktörleri nelerdir?
En önemli faktör vücudun susuz kalmasıdır. Yeterli sıvı alınmazsa, çıkan idrar konsantre ve koyudur. Böyle idrarda kristallerin birleşerek taş oluşması kolaylaşır.
Yüksek proteinli gıda alımı, çok tuzlu yemek, okzalattan zengin gıdalar diğer risk faktörleridir.
Bazen de genetik olarak taş hastalığı riski artabilir.
Taşların verdiği belirtiler nelerdir?
Taşlar böbrek içinde oluşur ama burada pek fazla oynamadıkları için genellikle sessiz dururlar. Eğer böbrekten çıkıp üretere düşerlerse, şiddetli bir ağrı meydana gelir. Taşlar hareket etmeden kalır ve idrar yolunun bir yerinde tıkanma yaparlarsa daha künt özellikli bir ağrı hissedilir.
Ağrı böğürde (boşlukta) yan ağrısı olarak, göbek yanlarında ve altında, bazen kasıklara vuran şekilde veya erkeklerde yumurtalığa, kadınlarda idrar yolunun ağzında hissedilir. Taş epeyce yol alarak, aşağıya inip mesaneye (idrar torbası) yaklaştığında sık idrar yapma isteği veya idrarda yanma olabilir. Bazen idrarda kan görülebilir. Şiddetli ağrılarla birlikte bulantı / kusma olabilir. Görülebilecek tehlikeli belirtilerden biri yüksek ateştir. Tıkanan idrar yollarına mikropların yerleşmesinin belirtisidir. Hızla müdahale edilmesi gereken bir durumdur.
Tedavi yolları nelerdir?
En çok tercih edilen taşın idrar yolundan düşmesidir. 5 mm.ye kadar olan taşların % 70'i düşürülür. Taş büyüdükçe, kendiliğinden düşme ihtimali de azalır. Taşın düşme süreci kısa ve kolay olabildiği kadar, zahmetli ve uzun da olabilir. Bunu önceden kestirmek pek mümkün olamaz.
Tedavide taşın büyüklüğü, sayısı, yeri hatta yapısı tercihleri değiştirebilir. Tek bir doğru tedavi yoktur. Tüm tedaviler yeri geldikçe kullanılabilir.
Eğer taş kendiliğinden düşmüyorsa ya da tıkanıklık, hasar veya problem yaratıyorsa vücut dışından taşları kırmak (ESWL) düşünülebilir. Böbrekten çıkıp üretere giren nispeten küçük taşlar için üreteroskopi ve basket uygulaması uygun olabilir. Bazen bu taşları endoskopik olarak holmium lazer ile kırmak gerekebilir. Böbrek içindeki büyük taşlar, 2 cm.lik tek bir delikle vücuda girilerek dışarı alınabilir. Delikten çıkmayacak kadar büyük taşlar da yine lazer ile parçalanarak çıkartılabilir. Artık günümüzde pek nadir olarak açık ameliyatla tedavi gerekmektedir.