.: BÖBREK ÇIKIMI DARLIĞI ( U–P DARLIK ) :.
Böbrekler oluşturdukları idrar vasıtasıyla, kandaki zararlı ve artık maddeler ile fazla sıvıyı vücuttan atar. Böbreğin etli dokusunda yapılan idrar, “Pelvis” adı verilen böbrekteki havuzcukta toplanır. Buradan “Ureter” denilen ince bir boru şeklindeki oluşumla idrar torbasına inerek burada depolanır. Daha sonra mesaneden dışarı boşaltılır. Böbrek çıkımı darlığı, böbrek pelvisi (P) ve üreter (U) arasındaki geçişte oluşur. Bu yüzden “ Üretero-Pelvik (U-P) darlık” denir.
Böbrekte üretilen idrar miktarı, çıkımdaki bu darlıktan geçemeyecek kadar bol olunca içeride birikir. Böbreğin içini doldurarak etli dokuya baskı yapmaya başlar. Hidronefroz denilen böbrekteki şişme durumu oluşur. Zaman ilerledikçe bu basınç giderek böbrek yetmezliğine neden olur. Böbrekteki hasar oluşma hızı, tıkanmanın derecesine göre değişir. Hastalığın belirgin hale gelmesi yıllar sürebileceği gibi, daha doğumda tamamen iflas etmiş bir böbrek de karşımıza çıkabilir. Bazı hastaların darlıklarında ise dalgalı dönemler olur. Bunlarda idrar nispeten rahat boşalabilir, bazen de kasılma veya krampa bağlı boşalma zorluğu olur.
Böbrek çıkımı darlıkları genellikle doğuştan ama bazen de sonradan olur. Ana rahminde böbrek gelişirken başlayan bozukluk, doğum öncesi ultrasonla teşhis edilebilmektedir. Her 1,500 çocuktan birinde görülür. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik değildir ve diğer kardeşlerde görülmez. Annenin doğum öncesi veya hamilelik sırasında yaptığı yanlış bir şeyden kaynaklanmaz. Bu hastalık için annenin alabileceği bir önlem yoktur.
Böbrek çıkımı darlığı bazen erişkin yaşta da görülebilir. Nedenleri arasında böbrek taşları, o bölgedeki ameliyatlar veya idrar yollarının üst kısımlarını etkileyen iltihabi durumlar sayılabilir.
Hastalık belirtileri :
*Karında veya yanda ağrı
*Ele gelen kitle veya şişlik
*Ateş, idrar yolları enfeksiyonu
*Çok sıvı alınca ağrının artması
*Taş oluşması
*İdrarda kan
*Bebekte gelişme geriliği
Ultrason ile ilk tanı konulur. İlaçlı böbrek filmi veya bilgisayarlı tomografi ile böbreğin çalışma durumu ve anatomik detaylar görülür. Böbrek sintigrafisi yapılarak böbreğin fonksiyonu diğer böbrek ile karşılaştırılır. Bu önemli tetkikle ayrıca hastalığın tam derecesi ve şiddeti saptanır.
Tedavi :
Böbrek havuzcuğundan üretere idrar geçişindeki darlık eğer yenidoğanda ise, özellikle bebek 18 aylık olana kadar çok acele etmemek gerekir. Çünkü bazen kendiliğinden düzelebilir veya müdahaleyi gerektirecek kadar şiddetli bir bozukluk olmaz. Gerçi durum genellikle ilk aylarda kendini belli eder . Eğer böbrekte belirgin bir hasar veya ileri derecede bir tıkanıklık söz konusu değilse, çocuk 1,5 yaşına gelinceye kadar izlem altında tutulur. Bu süre zarfındaki dikkatli izlem önemlidir çünkü bazı çocuklarda hızla kötüye gidiş de olabilir. Kendiliğinden düzelenlerde ileride bazen ameliyat ihtiyacı olur. Kontrolü çok elden bırakmamak gerekir.
18 aya kadar bir düzelme görülmeyen bebeklere cerrahi müdahale ile tedavi gerekir. Erişkinlerde ise, darlık saptandığı zaman müdahale gerekir çünkü hastalık gerilemez hatta daha kötüye gidebilir.
Ameliyat şeklinin seçiminde darlığın tipi, durumu ve şiddeti önemlidir. Açık ameliyatta dar olan bölge kesilip çıkarılır ve normal genişlikte olan yerler birbirine bağlanır. Eğer darlık bölgesi çıkarılamayacak kadar büyükse, böbrek havuzcuğundan parça eklenir . Piyeloplasti denilen bu operasyondan sonra hasta birkaç gün hastanede yatar. 10-15 gün içinde de normal hayatına döner.
Bazı daha basit darlıklarda laparoskopik yöntem de kullanılır.
Darlığın şeklinin ve anatomik yapının uygun olduğu durumlarda, kapalı tedavi tercih edilir. Bu durumda hasta birkaç gün içinde günlük yaşamına döner. Kapalı ameliyat iki şekilde olur. Aşağıdan idrar yolundan endoskop denilen mercekli aletlerle girilir. Ekrandan izlenerek darlık bölgesi kesilerek açılır ve özel bir tüp yerleştirilir. Endopiyelotomi denilen bu yöntemde hastanın ameliyat sonrası konforu daha fazladır. Kapalı ameliyatlarda tercih edilen ikinci yöntemde, ciltteki küçük bir delikten girilerek böbreğe ulaşılır. Yine içten özel kamera kullanılarak darlığa üstten yaklaşılır. En etkili ve güvenli yol holmium lazer kullanarak darlığın açılmasıdır. Kapalı tedavi için uygun olan hastalarda kullanılacak malzeme ve aletlerin temini başarıya ulaşmada çok önemlidir.
Ameliyatın yüzde 95 gibi çok büyük bir tedavi oranı vardır. Çok büyük çoğunlukla, cerrahi tedavi sonrası hastalık bir daha tekrar etmez. Hele diğer böbrek de normalse hasta tamamen problemsiz olarak yaşar. Ağır sporları dahi rahatça yapar. Sadece biraz daha fazla böbrek taşı gelişme riski vardır.